Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Özkaynaklarımız Hakkında...


Enerjide dışa bağımlılık gibi bir önemli sorun üzerinde düşündükçe, kendi öz kaynaklarımızın değeri bir kez daha gözler önüne serilmektedir. Aslında, sadece dışa bağımlılık değil, fakat tüm dünya çapında gelişen, yenilenebilirlik, sürdürülebilir ucuzluk, rekabet edebilmeye uygunluk ve CO2 salımını azaltmak gibi yeni kavramlar açısından da bizim öz kaynaklarımız önem kazanmaktadırlar.

 

Elektrik arzına ilişkin maliyet oluşturan hususlar, üretimde kullanılan yakıt fiyatları, santral yapımına ait yatırım bedelleri, elektriğin iletim ve dağıtımına ilişkin harcamalar ve atmosfere salınacak CO2 maliyetleridir. Elektrik talebine etki yapan faktörler ise ekonomik kalkınma ve nüfus artışıdır. Avrupa’da bu konuda yapılan araştırmalar, gayri safi yurt içi hâsılada (GSYİH) %1 oranındaki bir artışın, birincil enerji kaynakları tüketiminde %0,6 oranında bir artışla sağlanabildiğini göstermektedir. Bu bilgi esas alınacak olursa, ülkemizde %7 oranında bir GSYİH artışı sağlayabilmek için birincil kaynak tüketiminde %4,2 artış olması sonucu ortaya çıkar. Bizim enerji tüketimindeki verimsizliğimiz de dikkate alınınca, bu oran %5’e gelmektedir ki bizim de geçmiş yazılarımızda belirttiğimiz durum budur ve bu durum, enerji sektörüyle ilgili olarak ülkemizin en önemli sorunudur.

 

Tüm bu konular dikkatle değerlendirildiğinde, ülkemizin öz kaynakları olan, kömürümüz, suyumuz ve rüzgârımız, enerji sektöründeki sorunlarımızı hafifletmek için çare olarak karşımızda durmakta, bizden, onları kullanmak için gerekli çalışmaları yapmamızı beklemektedirler.

 

Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Plânı 2010 Yılı Programı’nın 112.sayfasında şöyle denilmektedir:

“5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un olumlu sonuçları alınmaya başlamıştır. Rüzgâr enerjisi kurulu gücünün 2009 yılında önceki yıla göre 1,8 kat, jeotermal santral kurulu gücünün 2,7 kat artması beklenmektedir. Aynı yılda toplam elektrik üretiminin ise 1,7 kat artarak yaklaşık 1,7 milyar kWh olacağı tahmin edilmektedir. Böylece rüzgâr ve jeotermal elektrik üretiminin toplam elektrik üretimi içindeki payının yaklaşık yüzde 1’e ulaşması öngörülmektedir.”... “5784 sayılı Kanun ile bir rüzgâr enerjisi sahası için çoklu başvuru olması halinde iletim şirketi tarafından ihale yapılması benimsenmiştir. Bu kapsamda ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanmış olup rüzgâr enerjisi yatırımlarının önümüzdeki süreçte hızlanması beklenmektedir.”

Söylenenler güzel... Yazılanlar ve beklentiler umut verici... Ama yapılanlar ve sonuçlar nasıl? Bu konuda sorun varsa, çözümün de hepimize ait olduğunu bilmek durumundayız.



Yorumlar
Yorum Ekle