Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Enerji sektöründeki 300 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı Borsanın ENERJİSİNİ artırıyor


 

2030 yılına kadar 300 milyar dolara yakın yatırım yapılması öngörülen Türkiye enerji sektöründe, artan rağbetin doğurduğu finansman ihtiyacı, şirketleri yeni kaynak arayışlarına yöneltiyor. Yatırım sürelerinin ve geri dönüşümün uzun olması sektörü özkaynak yapısını güçlendirmeye zorluyor. Rekabet gücünü artırmak ve pastadan daha büyük pay kapmak isteyen enerji şirketleri, halka arzı önemli bir seçenek olarak görüyor. Halka arzla firmalar özkaynak yapısını güçlendirmenin yanı sıra kredi kullanma limitini ve kredibilitesini yükseltirken, ulusal ve uluslararası anlamda işbirliği imkanını da yakalıyor. Uzmanların verdiği bilgilere göre bugün Istanbul Menkul Kıymetler Borsası (IMKB) içinde yüzde 5,3'lük piyasa değerine ulaşan enerji sektöründe borsaya açılan şirketler arasında Akenerji, Aksa Enerji, Aksu Enerji, Ayen Enerji, Zorlu Enerji, Petrol Ofisi, Aygaz, Petkim, Turcas ve Tüpraş bulunuyor. 20 yıl içinde devreye alınacak 300 milyar dolarlık yatırımın 50 milyar dolarlık kısmının özkaynaklardan oluşacağına dikkat çeken yatırım danışmanları, hızlanan yatırımlara paralel olarak enerji arzlarının da artarak devam edeceğini söylüyor.

 

İŞ YATIRIM: BAŞARI İÇİN PROFESYONEL DANIŞMAN ŞART!

 

İş Yatırım Kurumsal Finansman Müdürü Reha Pamir,  2002- 2008 yılları arasında elektrikte üretimin tüketimin altında kalmasının ardından hızlanan özelleştirme süreci ve yeni projelerin yatırımcılara önemli fırsatlar yarattığını söylüyor. Enerji sektörünün sunduğu cazip fırsatları değerlendiren oyuncular için özkaynak finansmanında halka arzın önemli bir yöntem olarak ortaya çıktığını aktaran Pamir, “Petrol sektöründe TPAO ve iştirakleri hariç kamunun payı kalmadığı söylenebilir. Bunun yanında elektrik ve doğal gaz sektöründe kamu ağırlığının gittikçe azalmaya başladığı ve özel sektörün pazardaki payının arttığı gözlenmektedir. Enerjide özel sektör payının artması ve özelleştirmelerin de devam etmesiyle birlikte, şirketlerin gerek satın almalar, gerekse de proje geliştirme çabaları nedeni ile yürüttükleri özkaynak finansmanı çalışmaları kapsamında halka arz ve tahvil ihracına olan ilginin artarak devam etmesini bekliyoruz” diyor. Halka arzın uzun süreli sermaye sağlamasının yanında şirketlerin özkaynak yapısını kuvvetlendirerek, borçlanma kabiliyetini artırdığını aktaran Pamir, şunları belirtiyor: “Halka arz ayrıca likit hale gelen hisse senetleri teminat gösterilerek kredi kullanabilme imkanını artıyor. Şirket, küçük ortakların sahip oldukları payları istedikleri zaman adil piyasa fiyatında satabilme imkânı bulabiliyor. Bunların haricinde kurumsallaşma, şirketin prestij, tanınırlık ve kredibilitesinin artması gibi çeşitli niteliksel avantajlar sağlamaktadır. Şirket hakkında bazı bilgilerin halka açık kaynaklarda bulunabilmesi, şirketlerin yurtiçi ve yurtdışından çeşitli işbirliği olanakları açısından da avantajlı bir konuma getirmektedir.” Halk arzda risk oluşturabilecek çeşitli durumların da mevcut olduğunu ifade eden Reha Pamir, arzın başarısını etkileyecek unsurları, zamanlamanın doğru seçilmemesi, sürecinin etkin bir şekilde yönetilememesi, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yetersiz olması şeklinde sıralıyor.

Özellikle talep toplama döneminde yerli ve uluslararası piyasaları etkileyen ekonomik ve siyasal gelişmelerin de halka arz üzerinde potansiyel bir risk oluşturduğunu vurgulayan Pamir, “Halka arz sonrasında ise yatırımcılarla iletişimin sürdürülememesi, şirket itibarının iyi yönetilememesi gibi başka bazı riskler ortaya çıkmaktadır” diyor. Pamir, tüm bu risklerin minimize edilmesi açısından arzı yönetecek aracı kurumun seçiminin şirketler açısından kilit bir karar haline geldiğini aktarıyor.

Enerji sektöründeki halka arzlarda sermaye artırımının ortak satışa göre daha fazla kullanılan bir yöntem olduğunu anlatan Pamir, sermaye artırımı ile elde edilen gelirin, şirket satın alma, kapasite artırımı, tesislerin rehabilitasyonu ve proje geliştirme gibi konuların finansmanında kullanıldığını söylüyor. “Halka arz süreci, şirketle kendi alanlarında uzman, profesyonel danışmanların ortaklaşa yürüttüğü takdirde başarıya ulaşabilecek bir süreçtir” diyen Pamir, sürecin sağlanması için yatırımcının işe danışmanlar arası koordinasyonu sağlayacak yatırım bankası seçimiyle başlaması gerektiğini düşünüyor.

AK YATIRIM: ŞİRKETLERDE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİKLERE YOL AÇIYOR

Ak Yatırım Kurumsal Finansman Genel Müdür Yardımcısı Bahar Sayıner, enerji sektörünün İMKB içindeki payının yüzde 4,5 ve toplam piyasa değerinin ise bugün itibariyle 12,4 milyar dolar olduğunu söylüyor. İMKB içinde Tüpraş'ın yüzde 2,1 ile en büyük paya sahip olduğunu aktaran Sayıner, “21 Mayıs'ta halka arz edilen Aksa Enerji yüzde 0,7 pay almakta. Yılbaşından itibaren IMKB–100 endeksini göreceli olarak incelersek, en iyi performansı yüzde 30'luk getiriyle PETKİM ve yüzde 19'luk getiriyle Ayen enerji gösterdi. Diğer yandan Zorlu Enerji aynı dönemde yüzde 23’ün altında performans sergiledi” diyor.

 Hızlı büyüyen bir sektör olmasına rağmen enerjide halka arza ilginin istenilen düzeyde olmadığını ifade eden Sayıner, bunun temel nedenini ise şirketlerin yatırımlarının finansmanı için gerekli kaynakları proje finansmanı olarak gerek yurtiçi gerekse yurtdışı kurumlardan uygun oranlarla temin edebilmesi olarak açıklıyor. Sayıner, “Özellikle hidroelektrik, rüzgar, güneş ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji projelerine özel birçok kaynak bulunmaktadır. Bunun en yeni örneği Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından Temmuz ayında hizmete sunulan 200 milyon dolar tutarındaki Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Kredisi'dir” diyor. Halka arzın şirketlere birçok fayda sağladığını aktaran Sayıner, bunları finansman için kaynak temini, yurtiçi ve yurtdışında şirketin tanınırlığını artırması ve kurumsallaşmak olarak sıralıyor. Borsaya açılan şirketlerde köklü değişikliler yaşandığı aktaran Sayıner, “Halka arzla birlikte şirket yönetimi sadece patrona değil halka (küçük ortaklara) da hesap verir duruma gelmektedir.  Bu da artan şeffaflık, düzenli raporlama ve bağımsız denetim gibi köklü değişiklikler gerektirmektedir. Ayrıca, halka açılan bir şirket, finansman ihtiyacı duyduğunda her zaman ikincil halka arzlar vesilesiyle sermaye piyasalarından yeni finansman imkanları temin edebilir” diyor.

ATA YATIRIM: IMKB'DE İŞLEM GÖREN HİSSELER GÜVEN YARATTI

Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Gonca Eğilmez ise, yatırımcı perspektifinden bakıldığında enerji/elektrik hisselerinin, gerek üretim gerekse de dağıtım özelleştirmeleri ile Türkiye'nin en hızlı büyüyen sektörlerinden birisi olduğunu söylüyor. Yabancı yatırımcıların sektörü oldukça cazip bulduğunu aktaran Eğilmez, IMKB'de işlem gören enerji/elektrik sektörü hisselerinin sektör için güvenilir bir örnek oluşturduğunu belirtiyor. Elektrik üreticisi ve dağıtıcısı için IMKB'nin her zaman ihtiyaçlarını karşılayabileceği fonlamayı sağlayan önemli bir kaynak olarak görüldüğünü ifade eden Eğilmez, şunları aktarıyor: “Enerji sektöründe EPDK'dan lisans alan 34 bin MW'nin üzerindeki projeler ile elektrik üretim ve dağıtım özelleştirmeleri uzun vadede 300 milyar dolarlık finansman ihtiyacını ortaya çıkardı. Bankalar tarafından yeterince karşılanamayan kaynak ihtiyacı da enerji şirketlerini ardarda borsaya yöneltti. Dolayısıyla, şirketlerin halka arzdan sağlanan kaynakları, yatırımları için kullandığını söylemek mümkün. Halka arzlarda, bunun tanıtım ve reklam aracı olarak görülmesi ve tekrar finansman ihtiyacı doğması durumunda ikincil ve üçüncül arzların da kolaylıkla yapılabilmesi de önemli etkenlerdendir. Elektrik üretim santrallerinin inşaatının yüksek maliyetli olması hatta yenilenebilir enerji üretim santralleri için gereken daha yüksek maliyetler, enerji şirketlerini IMBK'ye çekmeye devam edecektir.”

 

BORSA HAMLESİ İÇİN 5 NEDEN

 

  • Özkaynak yapısını güçlendiriyor
  • Kredi kullanabilme imkânını artırıyor
  • Kurumsallaşma sürecini hızlandırıyor 
  • Tanınırlık ve kredibilite yaratıyor
  • İşbirliği ve ortaklık avantajı sağlıyor

 

SPK BAŞVURU HÜKÜMLERİ

Ortaklık sermayesinin tamamının ödenmiş olması,

Hisse senetlerinde rehin verilme veya teminat gösterilme nedeniyle senet sahibini haklarından mahrum bırakabilecek kayıtların olmaması,

Şirketin esas sözleşmesinde SPK’nın düzenlemeleri ile uygun hale getirilmesi için yapılması gereken değişikliklerin belirlenmesi ve ilgili değişikliklerin SPK'dan onay alındıktan sonra ilk genel kurulda kararlaştırılması gerekiyor.

İMKB ULUSAL PAZAR KOTASYON KRİTERLERİ;

  • Son 3 yıl ve ilgili ara dönemlerinin finansal tablolarının bağımsız denetimden geçmiş olması,
  • Şirketin 3 yıldan daha uzun süredir faaliyet gösteriyor olması,
  • Şirketin son 2 yılda vergiden önce kâr etmiş olması,
  • Bağımsız denetimden geçmiş son finansal tablosundaki özsermayesinin en az
  • 16 milyon TL olması,
  • Halka arz edilen hisse senetlerinin toplam piyasa değerinin 24 milyon TL ve halka açıklık oranın en az yüzde 25 olması,
  • Şirketin finansal yapısının faaliyetlerin sürdürülmesi açısından bir risk içermediğinin belirlenmiş olması,
  • Şirketin faaliyetlerini hukuki açıdan kısıtlayacak hususların bulunmaması,
  • Şirketin kuruluş bakımından hukuki durumu ve hisse senetlerinin hukuki durumunun tabi oldukları mevzuat ile uyuşmazlığının olmadığının ortaya konması.


Yorumlar
Yorum Ekle