Ekspres dağıtım sektörünün çevreci şirketi TNT Ekspres, küresel ısınmayla mücadele için önemli projeleri devreye almayı sürdürüyor. Temiz araç ve taşımacılık ağını optimizasyonunun sağlanması, yaratıcı operasyonel çözümlerin hayata geçirilmesi, elektrikli araçlar, şehir içi taşımacılıkta yenilenebilir enerji ve bioyakıt gibi iyi uygulamalara öncelik veren şirket, 2020 yılında karbondioksit değerlerini 2007’ye göre yüzde 45 oranında azaltarak 532 kilotona düşürmeyi hedefliyor. Planet Me-Gezegen Benim adında global bir program başlattıklarını söyleyen TNT Ekspres Türkiye Pazarlama Koordinatörü Erdenay Gül, Türkiye’de ise bu kapsamda bazı alt projeler geliştirdiklerine dikkat çekiyor. ‘Gerek hizmet süreçlerimizde gerekse çalışanlarımızla her zaman yeşil olmak zorundayız” diyen Gül, değişimin tüm aşamalarında karbondioksit salınımını azaltacakları projelerini ENERJİ Dergisi’ne anlattı.
TNT Ekspres’in, karbon salınımlarını azaltma konusunda izlediği stratejilerden söz eder misiniz? Bu konuda attığınız adımların sektörünüz açısından önemi nedir?
Küresel sera gazı salınımlarındaki paylara baktığınız zaman ulaşımın yüzde 17’lik bir pay aldığı görülmektedir. Bu nedenle ulaşım sektöründe hizmet veren global bir firma olarak küresel ısınma ile savaşta biz de TNT olarak yer almalıyız. Dünyada 30 bin aracımız, 48 uçağımız, 3 bin depomuz var. Tüm araçlarımız, depolarımız ve ofislerimiz karbondioksit salınımına sebep oluyor. Çalışanlarımız enerji gerektiren ofislerde çalışıyor. Enerji harcayan ekipmanlar kullanıyoruz. İşlerimizi yaparken elektrik ve su harcıyoruz. Her gün ofise gelmek için çeşitli ulaşım araçları kullanıyoruz. Dolayısıyla hizmet süreçlerimizde ve çalışanlarımız ile yeşil olmak zorundayız. Müşterilerimizin beklentileri de bu yönde. Biz, karbondioksit salınımını sadece operasyonel araçlarımızda değil işimizin tüm aşamalarında azaltıyoruz. Ayrıca çalışanlarımızı küresel ısınma konusunda kişisel önlemler almaları için cesaretlendiriyoruz.
Karbon ayak izinizi düşürmede hem global anlamda hem de Türkiye özelinde hangi projeleri yürütüyorsunuz? Ulaştığınız sonuçları ve başarıları aktarır mısınız?
Planet Me-Gezegen Benim Projesi: Karbondioksit salınımımızı azaltmak adına başlattığımız bu global proje kapsamında amacımız; 0 karbon emisyonu yayan ilk taşımacılık firması olmak. İlk hedefimiz ise 2020 yılına kadar karbondioksit salınımlarını yüzde 45 azaltmak.Bu program globalde üç bacaktan oluşuyor. Öncelikle karbon ayak izimizi raporluyoruz ve bu konuda şeffafız. ‘Kod turuncu’ uygulamasını ise günlük operasyon süreçlerimizde karbon dioksit salınımını azaltmak adına başlattık. Bu kapsamda hava filomuzda yakıt etkinliğini artırarak operasyonel faaliyetlerimizi optimize ediyoruz. Gelecekte ve şu anda hizmet verdiğimiz binaları karbon emisyonu yaymayacak şekilde yönetmeyi amaçlıyoruz. Öte yandan yeşil satın alımlar için global politikalarımız var. Yeşil tedarikçiler ve taşeronlar ile çalışıyoruz Müşterilerimiz için yeşil hizmetler geliştiriyoruz. Taşımacılık ağımızı etkinleştiriyor ve yakıt tüketimini azaltmaya çalışıyoruz. ‘Turuncu Seçim’ başlığı altında çalışanlarımızı dünyayı kurtarmak adına atacakları her adım için cesaretlendiriyoruz.
Yeşil Koltuk: Türkiye’de Planet Me projesinin alt bir projesi olarak geliştirdiğimiz ‘Yeşil Koltuk’ ile firma içi çalışmaların ardından ortaya çıkan salınımların dengelenmesi için karbon tasarrufu yaratacak projelere finansal destek sağlanıyor. İlk hedefimiz şirketimizdeki çalışanların iş nedeniyle yaptıkları uçuşlardan doğan sera gaz salınımlarını dengelemek. Büyük bir ağaç hayatı boyunca atmosferde 1 ton CO2 temizlemektedir. Biz TNT Türkiye olarak 2007 yılının başında beri tüm uçuşları takip ediyoruz. Karbon Ayakizi Sürdürülebilirlik Raporları kapsamında eşdeğer CO2 salınımını hesaplayarak, uçuşlarımızı dengelemek için har altı ayda bir, bu uçuşları dengeleyecek kadar ağaç dikiyoruz. Gebze’deki TNT ormanımıza diktiğimiz 1550 ağaca ek olarak, 2009 yılında Konya Karapınar Ormanına 500 ağaç daha dikildi.
3 YILDA 150 BİN EURO’LUK BENZİN TASARRUFU SAĞLADI
Temiz Araç Projesi: Proje kapsamında araçların neden olduğu gaz emisyonlarını azaltılarak, çevreci araçlar ve doğru sürüş tekniği ile birlikte çevreye daha az zarar verilmesi amaçlanıyor. Bu proje kapsamında geçtiğimiz üç yıl boyunca ortalama 150 bin Euro benzin tasarrufu sağlandı. Yine tüm araçlarımızdaki GPS’ler ile en kısa rotaların tercih edilmesini sağlıyoruz. TNT, ayrıca 2010 yılında başlayan Sürücü Ödüllendirme Sistemi ile en güvenli ve en çevreci sürücülerine ödüller veriyor.
Atık yönetimi: ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi kapsamında oluşturduğumuz TNT Express Atık Yönetim Sistemi kapsamında içinde kağıt, plastik ve cam atıkları tüm Türkiye ofislerinde toplanarak geri dönüşüme kazandırılıyor. Su, elektrik ve doğalgaz tüketiminin hem azaltılması hem de etkin kullanımı konusunda önlemler alınıyor. Elektrik tüketimimizi 2008-2009 yılları ile karşılaştırdığımızda toplam metrekaremizin yüzde 24,7 arttığını, buna karşın metrekare başı elektrik tüketimimizin yüzde 8,7 azaldığını görüyoruz. TNT olarak dönüşüme kazandırdığımız kağıt atıklarıyla da yılda ortalama 664 ağacın kesilmesini önledik, 159 bin 900 kwh enerji tasarrufu,1036 metreküp su tasarrufunun sağlanmasına yardımcı olduk.
Çevreci Binalar: TNT olarak binalarımızı enerji tasarrufu sağlayacak şekilde çevre dostu malzemeler ve gereçler donatacağız. Bu hedef doğrultusunda karbondioksit üretmeyen ilk depomuzu, 2008 yılında Hollanda’nın Veenendaal kentinde açtık. Çarpıcı dış görünümü ile çevresindeki iş yerlerinden ayrılan bina, olabildiğince çok gün ışığını alarak, kullanılan yapay ışığı kısıtlamak üzere tasarlandı. 300’den fazla güneş paneli, ışığı toplayıp enerjiye dönüştürerek binanın kendi enerjisini sürdürülebilir yöntemlerle üretmesini sağlıyor. Yaratıcı yöntemlerin ve önlemlerin tek bir işyerinde birleştirilmesi sayesinde, sıradan depolara göre yüzde 70’ten fazla enerji tasarrufu sağlandı.
Öte yandan Ocak 2008'de Hollanda'da bulunan tüm ofislerde ve operasyonlarda yüzde 100 hidroenerji kullanılmaya başlandı. İtalya’da bulunan 150 depomuzda yenilenebilir hidroenerji kullanılıyor.
YATIRIMLAR ‘SADECE PROJEDEN İBARET’ OLMAMALI
Taşımacılık ve lojistik sektörü hem dünyanın hem de Türkiye’nin karbon emisyonundan hangi oranda sorumlu? Başta Avrupa olmak üzere dünyada sektörünüz karbon salınımını azaltmak için ne tür adımlar atıyor?
Sektör, karbon salınımını azaltmak için kendi içinde, hükümetlerle ve akademisyenlerle çalışmalar düzenleyerek önümüzdeki yıllarda yapılacak önemli çalışmaların ilk adımlarını atıyor. Türkiye’de de bir takım çalışmalar yapıldığını ve bazı şirketlerin güzel işlere imza attığını biliyoruz. Ama daha sistematik, hükümet politikaları ile desteklenen ve takip edilen çalışmalara ihtiyacımız var. Ayrıca çalışmalar proje aşamasında kalmamalı ve hayata geçirmek için de büyük çaba harcamak gerekmektedir.
JATROFA AĞACINDAN GELEN YEŞİL ENERJİ…
Son 8 yıldır Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’na destek veren TNT Ekspres, 2009’da yardıma Jatropha Projesi’ni de ekledi. TNT böylece Dünya Gıda Programı ve Bio energy Resources Ltd şirketi ile beraber Malawi’de küçük çiftçilere yeni bir ürün yetiştirme imkanı ve güvenilir bir gelir kaynağı sağlayacak. Yağlı tohumları olan ve tropik bölgelerde yetişen bir ağaç olan Jatrofa, aynı zamanda erozyonu engelleyerek karbon dioksit emen bir ağaç. Ağacın kabuklu yemişleri farklı biyolojik ürünlerin yapımında, kabukları ise gübre veya yakacak olarak kullanılabiliyor. Çevre üzerinde de olumlu etkileri bulunan ağaç CO2 salınımını bertaraf eden ‘yeşil’ enerji üretiyor. Malawi’deki küçük çiftçiler 2009 yılının ilk aylarında 24 milyon ağaç dikildi. Proje 2009 yılının sonunda mahsül vermeye başlayacak. Jatrofa ağaçlarının yetiştirilmesi TNT’nin, 2015’de sıfır karbon hedefine ulaşmasında da bir adım daha öteye gitmesine yardımcı olacak.