Ülkemizin temel sorunlarından biri de hızlı kentleşmedir. Özellikle son yıllardaki duruma baktığımızda, kırsal alanlardan kentlere doğru akımın devam ettiğini, hatta hızının gün geçtikçe daha da arttığını görürüz. Bu akımın nedeni, insanlarımızın, sağlık, eğitim ve diğer sosyal ve ekonomik sorunlarına kentlerde daha iyi çözüm bulabilecekleri inancıdır. Günümüzde, İstanbul'un, Ankara'nın, İzmir ve diğer birçok kentimizin nüfuslarına bakıldığında, önemli ölçüde büyüklüklere ulaşıldığını belirtmek ve bu büyük nüfusa bağlı olarak da, başta altyapı hizmetleri olmak üzere, her türlü mal hizmete ait talep artışının önemli bir sorun oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu tanımlamanın anlamı, yerel yönetim konusunda önemli sorumlulukları olan belediyelerimizin işlerinin çok zor olduğudur. Özellikle, çevre ve temiz yaşama koşulları konusunda, halkımızın bilinci arttıkça, bu konuda gerekenleri yapma açısından belediyelerimizin işleri daha da zorlaşmaktadır.
Diğer taraftan, enerji konusuna bakıldığında, ülkemizde bu konunun, hem teknik ve hem de yasal yönleriyle, oldukça karmaşık bir durumda olduğunu görürüz. Özellikle, elektrik konusunda, 1980'li yılların ortalarına kadar, devletimizin üretici, iletici ve dağıtıcı görevini üstlenmiş olduğu bir süreç yaşanmıştır. Daha sonra, özel sektörün bu alana girmesi düşünülmüş ve bu konuda, 3096 ve 4628 gibi esas konuları kapsayan yasalar ile diğer ilgili birçok yasa ve yönetmelikler yürürlüğe konulmuştur. O yıllardan beri yürütülen bütün gayretlere rağmen, enerji sektörünün özelleşmesi ancak, yeni yeni başlayabilmiştir. Bunun nedeni, enerji konusunun, her yönüyle, oldukça zor bir konu olmasıdır. Örneğin, bir elektrik santralinin yapılması, orada elektriğin üretilmesi, o elektriğin taşınarak tüketicilerin hizmetine sunulabilmesi ve bütün bu aşamaların “finanse edilmesi” kolay bir iş değildir. Şimdi, özel sektörümüz bu önemli işi üstlenmeye başlıyor... Önümüzdeki yıllarda başarılarını görmek hepimizi mutlu edecektir.
Mevcut diğer altyapı, temizlik, yol, trafik, su ve kanalizasyon, imar plânı uygulaması gibi zaten zor işlerle uğraşmak durumunda olan belediyelerimizin, enerji gibi bir başka büyük ve zor işe girmeleri, onların bu konuda çok iyi hazırlanmış olmalarını gerektirir. Enerji konusunda, belediye gibi bir kurumun hizmet verebilmesi, vatandaş olarak bizi mutlu eder. Ancak, bu konuda iyi düşünmek, ilerde iyi niyetle yola çıkma sonucunda, başarısız olmayı önlemek ve bunun için her türlü teknik ve yasal hazırlığı yapmış olmak zorunludur. Bu konuda, belediyelerimize düşen görevin, tam bir açıklıkla ortaya konulduğunu söylemek zordur.
Belediyelerimizin başarısızlıkları biz vatandaşları günlük olarak, bire bir ölçekte ilgilendirir. Başarıları ise, huzurlu yaşamamızın en temel nedenidir. Enerji konusunda da başarılı olmaları için hepimiz gerekli uyarıları yapmayı bir görev bilmeliyiz.