Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Enerji zincirinin her halkasındaki varlığı Siemens’in otomasyonda elini güçlendiriyor

 


Otomasyon alanında bir enerji santralinin üretiminden, üretilen enerjinin nakline ve verimli bir şekilde dağıtılmasına kadar A’dan Z’ye hizmet sunan Siemens, üretim ve dağıtım özelleştirmeleriyle birkaç kat büyümesi öngörülen otomasyon sektöründeki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Elektrik dağıtım ihalelerini kazanan firmaların önümüzdeki süreçte tasarruf oranlarını yükseltmeye, verimliliklerini artırmaya ve kayıp-kaçak oranlarını düşürmeye yönelik yatırıma odaklanacaklarını aktaran Siemens A.Ş. Enerji Sektörü Enerji Otomasyonu ve Akıllı Şebekeler Bölüm Yöneticisi Hasan Ali Pazar, otomasyon alandaki deneyimlerini yeni projelerde de hayata geçirmeyi hedeflediklerini söylüyor.

Tüm enerji zincirine uygun ürün ve çözümleri tek bir merkezden sunabilen Siemens’in, enerji otomasyonu konusundaki hizmetleri ve müşterilerine sunduğu avantajlardan söz eder misiniz?
Siemens, enerji sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından biri. Sahip olduğumuz geniş ürün yelpazesi ve dünyanın farklı bölgelerinde edindiğimiz deneyimi Türkiye’de paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu deneyimi ülkemizdeki ilk LEED Gold, yani Altın Yeşil Bina sertifikalı binamız altında sunuyor olmamız, sahip olduğumuz tecrübe ve sunduğumuz kaliteyi yansıtmak açısından büyük önem taşıyor.  Enerji otomasyonu alanındaki ürün portföyümüzü enerji kalitesi, akıllı sayaç sistemleri, şebeke yönetim IT entegrasyonu içeren, sektöre özel çözümler ile enerji iletimi ve dağıtımı başlıkları altında değerlendiriyoruz. Bizim için enerjinin üretimi kadar, üretilen enerjinin kalitesi de önem taşıyor. Ürün portföyümüz, bir enerji santralinin üretiminden üretilen enerjinin nakil hatlarıyla şehre iletilmesi ve şehir içinde de verimli bir şekilde dağıtılmasını kapsayan A’dan Z’ye zengin bir içeriğe sahip. Tüm bunları tek bir merkezden sunabiliyor olmak gerçekleştirdiğimiz projelerde hızlı bir şekilde yol almamızı sağlarken, tüm kurum ve kuruluşlara anahtar teslim çözümler sunabilmemizi de sağlıyor. Bu yaklaşımımız, altyapımız sayesinde enerji verimliliği ve yatırımın geri dönüşü açısından eşsiz çözümler sunuyoruz.


GÜNDE 35 İNOVASYONA İMZA ATIYORUZ
Enerji otomasyonu alanında sürdürdüğünüz Ar-Ge çalışmalarınız ve yakın zamanda pazara sunacağınız yeni ürünlere yönelik bilgiler aktarır mısınız?
Ar-Ge çalışmalarımızda önem verdiğimiz konuların başında akıllı şebekeler geliyor. Ülkemizde geçtiğimiz yıl içinde gerçekleştirilen elektrik dağıtım ihalelerinde de net bir şekilde ortaya çıktığı gibi iletimde yaşanan sorunlar sadece bu hizmeti sunan kurumu değil, ülke ekonomisini de ciddi anlamda olumsuz etkiliyor. Ar-Ge çalışmalarımızda odaklandığımız noktalardan birini bu kayıp kaçak oranını azaltacak yöndeki çalışmalar oluşturuyor. Ar-Ge konusunda hem çeşitli Tekno Kentler’de hem de tesislerimizde çalışmalarımız var. Gebze’deki tesislerimizde ayrıca özel bir enerji otomasyon duvarımız da bulunuyor. Enerji otomasyon duvarı, bir şehir şebekesinde olması gereken tüm koruma, kumanda, enerji kalitesi ve DMS (distribution management system) fonksiyonlarını içeriyor. Geleceğe yönelik planlarımızda akıllı şebekelerin özel bir önemi bulunuyor. Fosil yakıtların günden güne tükenmesi, özellikle ulaşımda petrole olan bağımlılığın azaltılması konusunda bize bir rota çiziyor. Elektrikli otomobillerin 2011 yılından itibaren yaygınlaşacak olması şehirlerdeki enerji yönetimini daha önemli hale getiriyor. Bu alanda geliştirmiş olduğumuz Smart Grid teknolojisi ve kendi enerjisini üretebilen e-Car, yakın gelecekte daha fazla gündeme gelecek olan konuları oluşturuyor. Türkiye’de geçtiğimiz yıl içinde sunumunu gerçekleştirdiğimiz e-Car, sadece kendi enerjisini üretmekle kalmıyor, fazla enerjiyi sisteme geri de kazandırabiliyor. Siemens olarak günde 35 inovasyona imza atıyoruz ve bunların önemli bir kısmı enerji alanında gerçekleşiyor.
2010 yılında hangi projelerin çözüm ortağı oldunuz? 2011’de bu alana yönelik olarak gündeminizde hangi projeler yer alıyor?
Başta elektrik dağıtım şirketleri olmak üzere, enerji üretim, iletim projeleri ile enerjinin bütününde birçok projede yer aldık. Ayrıca endüstriyel tesisler, organize sanayi siteleri ile demiryolları, metrolar, su / atık su tesisleri, su petrol gaz boru hatlarında otomasyon konu başlığı ile ilgili ürün, sistem ve anahtar teslimi çözümlerimizi sunduk. Bu yıl da faaliyet alanlarımızı Türkiye ve çevre ülkelerde genişletmeye devam edeceğiz.


İSTANBUL ‘AVRUPA YEŞİL ŞEHİR ENDEKSİ’NDE 28. SIRADA!
 “Akıllı Şebekeler” vizyonunuz doğrultusunda geliştirdiğiniz projeler ve ulaştığınız sonuçlardan söz eder misiniz? İstanbul’u bu açıdan değerlendirdiğinizde nasıl bir potansiyel bulunuyor?
Sürdürülebilir şehirler vizyonumuz pek çok bileşene sahip. Akıllı şebekeler, şehir yaşamında önemi her geçen gün artan enerji alanında geliştirmiş olduğumuz çözümlerden birini oluşturuyor. Siemens’in bilgi ve iletişim teknolojilerinde sahip olduğu deneyimin enerji sektörüyle birleşimi olarak tanımlayabileceğimiz Akıllı Şebekeler vizyonumuz, Avrupa Birliği’nin iklim hedeflerini gerçekleştirme konusundaki en büyük yardımcılarından biri olarak dikkat çekiyor. Sanal elektrik santralleri gibi çözümlerimizle enerji yönetimini daha verimli hale getiriyoruz. İstanbul için Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda açıkladığımız Avrupa Yeşil Şehir Endeksi’ne bakabiliriz. İstanbul, Avrupa’nın önde gelen 30 şehri arasında binaların enerji kullanımı kategorisinde ancak 28.’liği elde edebiliyor. Aynı rapora göre İstanbul kişi başına tüketilen yenilenebilir enerji miktarında ise sadece yüzde 5.12’lik bir pay alabiliyor. Bu rakam ve oranlara bakıldığında yapılması gereken yatırımları ve mevcut çabaların nedenini daha iyi anlayabiliyoruz.

 

TÜRKİYE’Yİ ENERJİ YÖNETİCİLİĞİ KAVRAMI İLE TANIŞTIRDIK’
Siemens, aynı zamanda Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketi lisansına sahip. Bu kapsamda ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz?
EVD lisansı ile birlikte birçok ülkede faal olarak uyguladığımız enerji optimizasyon hizmetlerini Türkiye’de de başlattık. Firmalara özel çözümler sunarak enerji yoğunluluklarını düşürmelerine yardımcı oluyoruz. Türkiye’de aynı üretim için AB ülkelerinin iki katı enerji tüketir bir durumda. EVD lisansı, şirketlere bu maliyetleri düşürme konusunda çözümler sunmamızı sağlarken, üretimde kullandıkları motorlar, tesislerindeki sistemlerin analizi, değerlendirilmesi ile bunların modernizasyonu için de çalışma yapmamızı sağlıyor.
Aldığımız bu lisans ayrıca “enerji yöneticiliği” kavramını ülkemizle tanıştırmamızı da sağladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü ile birlikte “enerji yöneticisi” eğitim programlarını başlattık. Bu eğitimleri tamamlayarak sertifika alanlar, endüstri tesislerinde, büyük bina işletmelerinde ve organize sanayi bölgelerinde “enerji yöneticisi” olarak görev yapabiliyor.

 



Yorumlar
Yorum Ekle