Hiç şüphe yok ki son yıllarda Türkiye’de rüzgar ‘enerji’ için esiyor. Küresel iklim değişikliği ve global trendler yenilenebilir enerjiyi vazgeçilmez bir yatırım alanı olarak konumlandırırken, bu tabloda ise rüzgar enerjisi santralleri açık ara önde gidiyor. Türkiye’nin rüzgarını enerjiye dönüştürmek için kolları sıvayan dev şirketler bir yandan yatırımlarını devreye alıyor, bir yandan da yeni projeler geliştirmeyi ve finansman arayışlarını sürdürüyor.
Sektördeki bu yükselen ivme, rüzgar enerjisini mercek altına aldığımız bu sayımızda da kendini gösteriyor.
Türkiye’nin en büyük rüzgar enerjisi santrali olan 135 MW kurulu gücündeki Gökçedağ’ı geçen yıl devreye alan şirket, RES yatırımlarını 300 MW’a kadar çıkarmayı hedefliyor.
Çanakkale RES’le rüzgar enerjisi sektörüne adım atan Enerjisa ise portföyüne eklediği 39 MW gücündeki Dağpazarı RES ve 142,5 MW gücündeki Balıkesir RES’in de devreye alınmasıyla bu alandaki kurulu gücünü 2013 yılına kadar 211,5 MW’a ulaştırmaya kararlı.
Rüzgar enerjisi ile fark atmaya hazırlanan iddialı şirketlerden biri de Polat Enerji. %50 ortaklık kurduğu Fransız EDF-EN’le birlikte rüzgar enerjisi sektörüne toplam 440 milyon Euro yatırım yaparak 334 MW kurulu güç planına emin adımlarla ilerleyen Polat Enerji, 2012 yılında rüzgardan yaklaşık 960 milyon kWh elektrik üretecek.
Taahhüt hizmetinin yanında türbin tedariği de yapan Senas Group ise rüzgarı arkasına almaya hazırlanıyor. Toplam 132,5 MW gücünde iki ayrı RES yatırımı için düğmeye basan Senas, yenilenebilir enerjide güneş ağırlık yatırım yelpazesine böylece rüzgarı da eklemiş olacak.
Bir diğer önemli dosyamız olan proje lojistiğinde de bu yatırımları omuzlayanları göreceksiniz. Özellikle rüzgar yatırımlarının artmasıyla tam kadro sahada olan lojistik şirketleri enerjiye ‘güç vermeye’ devam ediyor.
Enerji Dergisi olarak bize de hem yatırımcılara hem de lojistik şirketlerine ‘rüzgarınız bol olsun’ demek düşüyor…