Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Türkiye Enerji Sorularına Yanıt Arıyor


İçinde bulunduğumuz dönemde, enerji konusunda yapılan toplantılar, düzenlenen panel ve konferanslardaki sunumlar ve tartışmalar, yazılan raporlar ve benzeri çalışmalar izlendiğinde ve dikkatle incelendiğinde, Türkiye’nin gelecek için enerji sorularına yanıt arayışı içinde olduğunu söylemenin yanlış olmayacağını düşünüyorum. Duruma biraz yakından bakınca, böyle bir arayış içinde olunduğu kendini gösteriyor. Nedenlerini şöyle belirtebiliriz:
Enerji sektöründe hızlı bir talep artışı var, elektrikte yıllık talep artış oranı %8, kişi başına yıllık elektrik tüketiminde henüz 2 bin 890 kwh düzeyindeyiz. Yüksek oranda ithalat bağımlısıyız, enerjiyi verimsiz kullanıyoruz, tüketimimiz çoğunlukla fosil kaynaklara dayalı... Olumsuzlukları daha fazla sayma yerine geleceğimizle ilgili tahminlere baktığımızda 2030 yılında elektrik talebinin 735 milyar kwh, kişi başı tüketimin ise yaklaşık 10 bin kwh olacağını görüyoruz. Bu talebin nasıl karşılanacağına bakıldığında da, üretim gücü olarak şunlar belirtiliyor:  Fosil yakıt ağırlıklı bir yapı olacaksa 161 bin MW, yenilenebilir kaynak ağırlıklı bir yapı olacaksa 187 bin MW dolayında bir kurulu güç ve yaklaşık 225 milyar dolar düzeyinde bir yatırım gereksinimi... Bu tahminlerde ortaya konulan kurulu güce nasıl ulaşacağız, gerekli finansman kaynağı nasıl bulunacak?
Bir tarafta nükleer santral tartışılıyor, diğer tarafta HES’lere karşı halkımızın tepkisi haberlerde sık sık yer alıyor. Ayrıca gelişmiş ülkeler düşük karbonlu enerji sektörü uyarısı yapıyorlar. Bizler ise enerji yatırımlarında yerli ve yenilenebilir kaynaklara öncelik verilmesi gerektiğini savunuyoruz. Su potansiyelimizin yüksek olduğunu ve ancak 1/3’ünü değerlendirebildiğimizi söylüyor; rüzgârımızı, güneşimizi gündeme getirmeye çalışıyoruz. Kömürlerimizin değerlendirilmesini istiyoruz. Ancak tüm bu görüş ve önerilere rağmen enerji gibi uygarlığımızın temeli olan bir konuda henüz kesin olarak tarif edilmiş, toplumumuzun çoğunluğunca benimsenmiş bir yol haritamız yok!
Üretim, iletim ve dağıtım olarak üç ana bölümden oluşan elektrik sektöründe durum kritik niteliğini korumaktadır. Dağıtım özelleşmiş, üretim özelleştirilmeye açılmış, iletim ise kamuda kalacak ama yeterli kapasiteye ulaşabilmesi için gerekli yatırımlar yapılacak mı tam belli değil. Uluslararası alanda ihracatta rekabet edebilmeyi isteyen sanayici ile konutlarda yaşayan vatandaşlar ucuz elektrik bekleyişi içinde... Bu ne zaman sağlanabilecek, bu konuda bir belirti yok... Petrol fiyatları konusu ise ayrı ve büyük bir sorun...
İşte yukarda kısaca belirtilen konulara baklılınca, Türkiye’nin gelecek için enerji konusunda bir arayış içinde olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Fakat, bu arayış ne gibi bir sonuç verecek bilinemiyor. Halkımızda, konuya yakın bir ilgi var. Eğer yetkili makamlar en kısa sürede izlenecek doğru yolu bulamaz ise, halkımızın temiz ve daha ucuz enerji için ağırlığını koyacak olması yönünde bir tahmin yapmak yanlış olmayacaktır.       



Yorumlar
Yorum Ekle