Özel araç yatırımları, deneyimli personeli ve yaygın acenta ağı ile proje lojistiğinde ‘Ulusproje’ olarak markalaşan Ulustrans, anahtar teslim çözümler sunduğu enerji sektöründe referansları arasına büyük çaplı projeler eklemeye devam ediyor. Danimarka-Türkiye hattında altı ay sürecek bir operasyona start veren Ulusproje rüzgar santrali ekipmanlarını gemilerle İzmir’e getirerek varış noktasına ulaştıracak.
32 yıllık deneyimi ile Ulustrans, proje lojistiğinde ‘Ulusproje’ yapılanmasıyla büyümesini sürdürüyor. Proje taşımalarının yüzde 50’sini enerji sektörüne gerçekleştiren Ulusproje, anahtar teslim çözümleriyle enerjide lojistiği sınırsız hizmet anlayışıyla bütünleştiriyor.
İngiltere’de kurulu Ulustrans UK şirketiyle bir ayağı Avrupa’da olan Ulusproje’nin bölgedeki gücü proje taşımacılığında da kendisini gösteriyor. Enerji sektörüne ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerine yönelik taşımalarda hizmet sunan Ulusproje, güçlü yapılanması ve deneyimli kadrosuyla dev projelerin çözüm ortağı olmaya devam ediyor. Enerji sektöründeki en yeni projelerinin Danimarka-Türkiye hattında gerçekleştiğini açıklayan Ulustrans Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Olgun Hacıalioğlu 6 ay boyunca devam edecek projeye yönelik şu bilgileri veriyor: “Altı gemi ile getireceğimiz rüzgar enerjisi santralı parçalarını İzmir’de limanda boşaltıp varış noktasına ulaştıracağız. Bu proje taşıması yaklaşık altı ay boyunca devam edecek. Gemiler peş peşe İzmir Limanı’na gelecek ve her bir geminin boşaltılması yaklaşık üç gün sürecek.”
Son dönemde organize sanayi bölgelerinin de enerji yatırımlarına yöneldiğini, Ulusproje’nin de bu kapsamda taşımalar gerçekleştirdiğine dikkat çeken Hacıalioğlu, “Türkiye’deki her OSB kendi enerjisini üretmenin peşinde. Bu da OSB’ler için de proje lojistiği ihtiyacını doğuruyor. Ulusproje olarak Mayıs ayında bir OSB için taşımalar gerçekleştireceğiz” diyor. Hacıalioğlu, enerji ekipmanı üreticilerinin onaylı taşımacısı olmayı da hedeflediklerine işaret ederek, bu konuda yurtdışı temaslarını sürdürdüklerini aktarıyor.
İÇ SU YOLU TAŞIMACILIĞIYLA MALİYETLERİ DÜŞÜRÜYOR
Ulusproje en yoğun taşıma trafiğinin olduğu Avrupa hattında sunduğu özel çözümlerle de fark yaratıyor. Ulusproje, Avrupa’da proje taşımacılığı için gerekli izinler çok maliyetli olduğundan son dönemde iç su yolu taşımacılığını yoğun olarak kullanıyor. Nehirler üzerinden yapılan bu taşımacılık moduyla müşterilerine maliyet avantajı sağladıklarını söyleyen Hacıalioğlu, “Bugün Rotterdam’dan yüklediğimiz yükü nehir yoluyla Romanya’ya kadar getirebiliyoruz” diyor. İç suyolu taşımacılığının sezonsal bir taşıma olduğunu belirten Hacıalioğlu, yazın debisi düşen nehirlerde taşıma yapmanın mümkün olamadığını hatırlatıyor ve şunları ekliyor: “Ağustos - Eylül dönemi haricinde her ay nehir kullanabiliyoruz. Barge (mavna) denen nehir araçlarına bir seferde 200 tona ve 500 m3’e kadar yükleme yapılabildiği için ağır, gabari dışı yüklemelerde çok iyi bir alternatif. Ulusproje olarak bu taşımaları sadece Avrupa’dan Türkiye’ye olan taşımalarda değil, iki Avrupa ülkesi arasında gerçekleştirdiğimiz taşımalar için de sık sık gerçekleştiriyoruz.”
Hacıalioğlu, bu tarz taşımaları yapabilmek için lojistikçi firmanın çok iyi bir uluslararası networke ihtiyacı olduğunu ve Ulustrans’ın bu güvenilir ağı sağladığını aktarıyor. Özellikle Almanya ve Avusturya’da çok güçlü acentelerle çalıştıklarını açıklayan Hacıalioğlu, “Orta Avrupa’daki acenteler, tüm Avrupa’ya hakim bir konumda ve oldukça başarılılar. Bu sebeple onlarla çalışıyor olmak hem bizim hem de hizmet sunduğumuz müşterilerimiz için bir avantaj” diye konuşuyor.
PROJE LOJİSTİĞİNDE SIFIR HATA İMKANSIZ!
Enerji projeleri taşımalarının öngörülemeyen faktörler nedeniyle sıfır ile tamamlanmasının zor olduğunun altını çizen Olgun Hacıalioğlu, “Limanda grev olur, operasyondaki vinç arızaya geçer, taşıma bölgesinde toprak kayması olur… Taşımayı yapan dünyanın en iyi lojistik şirketi bile olsa söz konusu proje taşımasıysa ‘sıfır hata ile çalışırız’ demesi imkansızdır. Hata olmaması imkansız olduğuna göre hatalar karşısında nasıl reaksiyon alındığı önemli oluyor” diye konuşuyor. Hacıalioğlu, Ulusproje’nin taşımalarda bir sorun oluştuğunda hızlı reaksiyon gösterebilen, sorunlara en akılcı çözümler geliştirebilen bir ekip olduğunu vurguluyor.
ALTYAPI EKSİKLERİ VE PROSEDÜRLER LOJİSTİKÇİLERİN ÖNÜNE SET KURUYOR
Türkiye’deki limanların genel olarak proje lojistiği için altyapı açısından yetersiz olduğuna da dikkat çeken Olgun Hacıalioğlu, “Yurtdışından proje yükünü Türkiye’deki bir limana getirmekle iş bitmiyor, o yükü gemiden indirdiğimizde nerede depolayacağız diye düşünmek zorunda kalıyoruz” diye konuşuyor. Hacıalioğlu limanların özellikle enerji projeleri için gemiyle gelen büyük hacimli yüklerin depolanabileceği alanlara sahip olmadığına dikkat çekerek, bu tarz yüklerin tek seferde limandan çıkarılamamasından dolayı lojistik süreçlerin uzadığını vurguluyor. Türkiye’de proje taşımalarındaki altyapı eksikliklerinin bununla da bitmediğini söyleyen Hacıalioğlu konu hakkında şunları aktarıyor: “Köprü, altgeçit ve tünellerin yüksekliğinin bir standardının olmaması gibi yetersizlikler sebebiyle, daha önce yüzlerce kez geçtiğimiz güzergah olsa da yeni aldığımız taşıma için yeniden etüd yapmak zorunda kalıyoruz. Taşımalarla ilgili izin belgelerinin yıllık verilmemesi de ayrı bir sıkıntı.”
FİLO YATIRIMLARINA DEVLET TEŞVİĞİ GEREKİYOR
Proje lojistiği özel araçlarla gerçekleştirilebiliyor. Ancak Olgun Hacıalioğlu bu noktada da lojistik firmalarını bekleyen sıkıntıyı şu sözlerle dile getiriyor: “Bugün bir proje taşıma işi alsak o doğrultuda araç yatırımı yapmak istediğimizde hemen araç alamıyoruz. Araç teslimleri uzun sürüyor, yaklaşık bir yılı bulabiliyor. Bu süre kısalırsa lojistik firmalarının eli daha da güçlenir. Ayrıca çok maliyetli olan filo yatırımı için devlet teşviğinin sağlanması, kolaylaştırılması da beklentilerimiz arasında. Uzun ve esnek finansman sağlanması yatırımları daha hızlı yapmamızı sağlayacaktır.” Filo yatırımları ile ilgili ikinci bir sıkıntının da ikinci el araç alımında yaşandığını aktaran Hacıalioğlu, “Örneğin proje süresince yurtdışından araç kiralayabilsek ve proje taşımaları bitince araçları geri gönderebilsek, lojistik firmaları için çok daha esnek bir çözüm sağlanmış olacaktır” diye konuşuyor.
İŞE ALIMLARDA MATEMATİK TESTİ UYGULAYACAK!
Olgun Hacıalioğlu, enerji lojistiğinde ekipman yatırımı kadar alanında uzman bir ekibin de son derece önemli olduğunun altını çiziyor. Eğitimli insan kaynağı konusunda da ciddi yatırımlar yaptıklarını söyleyen Hacıalioğlu; “Taşıma için müşterimizin bize verdiği ekipman manuelini iyi okuyabilen, operasyonu müşterinin istediği şekilde başlayıp tamamlayabilen bir ekibin her şeyden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Ulusproje ekibinin kalitesi açısından çıtayı oldukça yüksek tutuyoruz” diyor. Sadece şirket içi eğitimlerle çalışanları geliştirmenin yeterli olmayacağını düşünen Hacıalioğlu, işe alımlarda İngilizce testinin yanı sıra adaylara matematik testi de uygulanmasına yönelik planları olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Proje lojistiği hesap işidir. Matematiği iyi olmayan bir yükün ne şekilde taşınmasının daha avantajlı olacağını da hesaplayamaz. Bu sebeple işe alımlarda matematik testi uygulamayı da düşünüyoruz.”