Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Sanayicilerin enerjide ‘talepler listesi’ gittikçe kabarıyor



 
Türkiye ekonomisi Cumhuriyet’in 100. kuruluş yılı olan 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girerken, enerji sektörünün de buna paralel olarak büyümüş ve tam rekabetçi serbest bir piyasaya tamamen kavuşmuş olması kendi adına olduğu kadar sanayiciler açısından da büyük önem taşıyor. 12 yıl içinde hedeflenen 500 milyar dolarlık ihracat ile adeta şahlanacak olan Türk sanayisi gider kalemlerinin en üst sıralarında yer alan enerji için ‘rekabet güçlerinde çarpan etkisi yapacak’ bir formül arayışını artık daha yüksek sesle dile getirmeye başladı. Ayın Dosyası bölümünde Elektrik ve Sanayi konusunu işlediğimiz bu sayımızda Sanayi Odaları ve OSB Başkanları ile görüşerek, onların enerjide gerek kamu gerekse özel sektörden beklentilerini en ince ayrıntılarına kadar aktarmaya çalıştık. Yorumlar da gösteriyor ki sanayicinin artık nükleer konusunda belirsizliğe bile tahammülü yok. Nükleer santralin Türkiye için artık bir tercih değil zorunluluk olduğunda neredeyse hemfikir olan sanayiciler, rüzgar ve güneş enerjisindeki verimliliğin düşük olması ve HES yatırımlarının uzun ve yüksek maliyetli oluşunun başka çıkar yol bırakmadığını vurguluyorlar.
Sanayicinin sorunlar listesinde ise başı uzun yıllardır olduğu gibi ‘ölçüsüz fiyat yükselişleri’ ve ‘gereksiz eklentiler’ çekiyor. Türkiye’de artan elektrik fiyatlarının da yerli ve yabancı yatırımcılar için caydırıcı bir unsur haline geldiğine dikkat çeken sanayiciler, bu tablonun Türkiye’nin enerjide vizyonu olan politikalar üretememesinden kaynaklandığını savunuyorlar. Sanayicilerin hiç şüphesiz en önemli beklentisi ise yeni dönemde Hükümet’in ‘enerjiyi’ Türk sanayisinin rekabette elini güçlendirecek kozlar arasına eklemesi… Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koltuğuna ikinci kez oturan Taner Yıldız’ın ve ekibinin bu konuda nasıl adımlar atacağı henüz su yüzüne çıkmasa da şu bir gerçek ki, yeni dönemde Hükümet enerjide serbest bir piyasa için daha agresif politikalar izleyecek.
2023 yılında kadar Türkiye’nin tüm yerli kömür ve hidrolik potansiyelini de ekonomiye kazandırmayı planlayan Hükümet, rüzgar enerjisi kurulu gücünü 20 bin MW’a, jeotermal enerji kurulu gücünü 600 MW’a ulaştırırken, yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam elektrik tüketimi içindeki payını %30’lar düzeyine çıkarmayı hedefliyor. 2014 yılına kadar nükleer enerji inşasını başlanması planlanırken, elektrik enerjisi üretiminin yüzde 5’inin nükleer enerjiden sağlanması amaçlanıyor. Atılacak bu adımların, sanayicilere de kaliteli ve uygun fiyatlı enerji olarak geri dönmesini diliyoruz.

Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle… 



Yorumlar
Yorum Ekle