Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Türkiye enerji tüketimindeki artışla dünyayı solladı


BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu’na göre 2010 yılında Türkiye, küresel krizin ardından yeniden yükselişe geçen enerji talebi ile dünya çapında yaşanan tüketim artışını neredeyse ikiye katladı. Dünyadaki toplam enerji tüketiminin %0,9’unu gerçekleştiren Türkiye’de enerji tüketimi bir önceki yıla göre %9,8 oranında artarken, dünya çapında ortalama %5,6 oranında artış yaşandı.

 

 

BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu’nu açıkladı. Önemli tespitlerin yer aldığı rapora göre, Türkiye’de enerji, doğalgaz ve petrol tüketimi artarken kömür tüketimi değişmedi, yenilenebilir enerji tüketimi ise yakaladığı yükselişle şaşırttı. Rapora göre geçtiğimiz yıl dünyadaki toplam enerji tüketiminin %0,9’unu gerçekleştiren Türkiye’de enerji tüketimi 2010’da  bir önceki yıla göre %9,8 oranında arttı. Dünya petrol tüketiminin %0,7’sini gerçekleştiren Türkiye’de 2010 yılında 28,7 milyon ton petrol tüketilirken, 2009 yılına göre %1,7 oranında artış kaydedildi.  Ayrıca geçtiğimiz yıl dünyadaki doğalgaz tüketiminin %1,2’sine gerçekleştiren Türkiye’de 2010 yılında 39 milyar metreküp doğalgaz tüketildi. Buna göre, Türkiye’de doğalgaz tüketimi geçen yıla oranla %9,2 arttı. Dünyadaki kömür üretiminin %0,5’ini gerçekleştiren Türkiye’de 2010 yılında kömür üretiminin değişmediği ve değerini koruduğu dikkat çekerken, kömür tüketiminde %7,4’lük artış görüldü. Dünyadaki hidroelektrik enerji tüketiminin %1,5’ini gerçekleştiren Türkiye’de bu enerjinin tüketimi %44,3 oranında artış gösterirken, dünya çapında yenilenebilir enerji tüketiminde 2010’da %15,5’lik büyüme yaşandı. Türkiye, %88,1’lik artışla küresel yenilebilir enerjinin %0,6’lık kısmını tüketmiş oldu.

 

ÇİN TÜKETİMDE İLK SIRADA

 

BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu'nun verilerine göre dünya çapında 2010 yılındaki %5,6’lık birincil enerji tüketimi artışı OECD ülkelerinde %3,5, gelişmekte olan ülkelerde %7,5 seviyesinde gerçekleşti. Dünya enerji tüketiminde en büyük artış ise %12,2’lik değerle Peru’da görüldü. Kuzey Amerika’da %3,3’lük bir artış yaşanırken, Çin’de kullanılan her tür enerjide artış görüldü ve ülkenin dünya çapındaki tüketim payı %20’nin üzerine çıktı. Çin, 2010’da dünya enerji tüketiminde birinci sırayı aldı. 2010 yılında dünya petrol tüketiminde %3,1 oranında, petrol seviyesinde ise günlük 87 milyon varil düşüş yaşandı. Gelişmiş OECD ülkelerinde tüketim, günde 46 milyon varil artış gösterirken, OECD dışındaki ülkelerde ise %5,5’lik tüketim artışı yaşandı. 2010 yılında dünya doğalgaz tüketimi %7,4 artarak, 1984 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeyi yakaladı. Başta ABD, Rusya ve Çin olmak üzere doğalgaz tüketiminde artış görüldü. Rapora göre, 2010’da dünya petrol üretimi %2,2 oranında artarak günde 82 milyon varile ulaştı. OPEC üreticileri arasında %2,5’lik üretim artışı yaşanırken, OPEC dışındaki ülkelerde 2010 yılında 2009’a göre %1,9 oranında artış görüldü. Petrol üreten ülkeler arasında en yüksek üretim artışı Nijerya ve Katar’da kaydedildi. Çin, ABD, Rusya ve Suudi Arabistan'da ise toplam üretimde en yüksek oran gerçekleşti. Norveç’te petrol üretim oranı azalmaya devam etti.

 

YENİLENEBİLİRDEN SON 7 YILIN EN HIZLI ÇIKIŞI

 

Rapordaki verilere göre, 2010 yılında dünya doğalgaz üretimi %7,3 oranında arttı. Rusya %11,6’lık pay ile

doğalgaz üretiminde liderliğini ilan ederken, ABD %4,7’lik artış ile ikinci ve Katar %3,7’lik artış ile üçüncü sırada yer aldı. Kanada’da ise doğalgaz üretimi düşüşünü sürdürdü. Dünya kömür tüketimi %7,6 oranında artarak, 1984 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeyi yakaladı. Dünya enerji tüketiminde kömürün oranı %29,6 olarak gerçekleşti. Kömür tüketimi Çin’de %10,1, OECD ülkelerinde ise %5,2 arttı. 2010 yılında dünya kömür üretimi %6,3 oranında arttı. Bu artışta ilk sırayı alan Çin’i, ABD ve Asya ülkeleri izledi. Avrupa ülkelerinde ise kömür üretimi düştü. Küresel çapta hidroelektrik ve nükleer enerjide 2004 yılından beri en yüksek artış görülürken, dünya hidroelektrik tüketiminde %5,3 oranında, nükleer enerji tüketiminde %2 oranında artış oldu. Dünya çapında yenilenebilir enerji alanında hızlı bir büyüme gerçekleşirken, dünya biyoyakıt üretimi 2010 yılında %13,8 arttı. Bu artışta ilk sırayı ABD ve Brezilya aldı. Rüzgar enerjisi tüketiminde 2010’da %15,5’lik büyüme yaşandı. Dünya enerji tüketiminde yenilenebilir enerjinin payı %1,8 oldu.

BP Başkanı Bob Dudley rapora ilişkin değerlendirmesinde, 2010 yılında dünya enerji tüketiminde ekonomik büyümeye göre daha fazla artış yaşandığına, küresel enerji tüketimindeki bu artışın 1973 yılından bu yana görülen en yüksek değer olduğuna dikkati çekti.

 

 DÜNYADA TÜKETİM 38 YILIN REKORUNU KIRDI

 

*Türkiye enerji tüketimi %9.8 arttı.

*Türkiye’de 28,7 milyon ton petrol 39 milyar metreküp doğalgaz tüketildi.

*Türkiye, % 88,1’lik artışla küresel yenilebilir enerjinin %0,6’lık kısmını tüketti.

*Dünya çapında enerji tüketimi %5,6 arttı ve 1973’ten buyana görülen en yüksek artış yaşandı.

*Çin enerjide %20 tüketim payıyla dünyada birinci sıraya yerleşti.

*Dünya petrol tüketiminde %3,1 oranında düşüş yaşandı.

*Petrol üreten ülkeler arasında en yüksek üretim Nijerya ve Katar’da kaydedildi.

*Rusya %11,6’lık pay ile doğalgaz üretiminde liderliğini ilan etti.

*Dünyada hidroelektrik tüketimi %5,3, nükleer enerji tüketimi %2 arttı.

*Yenilenebilir enerji alanında hızlı bir büyüme yaşandı.

 


YENİLENEBİLİR ENERJİ NÜKLEERİ 5’E KATLADI


Yenilenebilir enerjiler 2010 yılında dünyada enerji tüketiminin %16’sını karşılayarak, nükleer santrallerin sağladığı enerjinin beş katına ulaştı. Yenilenebilir enerjilerin 2010’daki durumuna ilişkin yayınlanan Yenilenebilir Enerji Ağı Raporu’na (REN21) göre yenilenebilir enerji yatırımları geçtiğimiz yılda 1/3 oranında yükseliş kaydederek 211 milyar dolara çıktı. Dünyanın en fazla karbon salımına neden olan ilk iki ülkesi ABD ve Çin, REN21 raporuna göre ilginç bir şekilde yenilenebilir enerji sistemleri sektöründe de lider konumda bulunuyor. Türkiye’nin ise yenilenebilir enerjiler konusundaki potansiyelinin %1’inden azının kullanıldığına dikkat çekilen rapora göre Türkiye’nin sınıfı geçtiği tek alan sıcak su üretmeye yarayan güneş kolektörleri. KOBİ’lerin güçlü yatırımları sayesinde Türkiye bu piyasada Çin’den sonra dünya ikinciliğine yükseldi. Gelişmekte olan ülkeler yenilenebilir enerji gücünün yarısından fazlasına sahipken,
ABD’de yenilenebilir enerji ülke içi temel enerji üretiminin yaklaşık %10,9’una tekabül ediyor (%11,3 nükleer) ve bu da 2009’a kıyasla %5,6’lık bir artış olduğu anlamına geliyor. Raporda Çin’in 2010 yılında rüzgar türbini ve ısıl güneş enerjisi kurulumunda ve hidroelektrik enerji üretiminde dünya lideri olduğu aktarılırken, ülkede şebekeye bağlı 29 GW yenilenebilir kapasitenin üretildiği belirtiliyor. Rapora göre yenilenebilir enerji 2010 yılında Çin’in toplam kurulu elektrik kapasitesinin yaklaşık %26’sini oluşturdu ve bunun %18’i üretim, %9’u son enerji kaynağı şeklindeydi.

Öte yandan AB rüzgar, güneş enerjisi, fotovoltaik ve ısıl güneş enerjisi ile ısı pompaları için 2010 yılına yönelik belirlediği tüm hedeflerin üzerine çıktı. Finlandiya, Almanya, İspanya ve Tayvan gibi ülkeler hedeflerini yükseltirken Güney Afrika, Guatemala ve Hindistan gibi ülkeler yeni hedefler belirledi.

Raporda yenilenebilir enerjinin hızlı yükselişine dikkat çekilirken, nükleer enerjiden vazgeçişin hızlandığının da altı çiziliyor. Rapora göre Japonya 14 yeni reaktörün inşaatını iptal etti. İsviçre 3 yeni nükleer reaktör planını iptal etti ve 2034 yılına kadar nükleer santrallerini kapatacağını açıkladı. Almanya hükümeti 7 santrali kapattı 2022 yılı sonuna kadar nükleer enerjiden tümüyle vazgeçilmesi konusunda karar alındı. Çin hükümeti nükleer santral planlarını askıya aldı. İtalya’da nükleer santral kurulması konusu referanduma taşındı ve halkın %95’e yakını nükleere hayır dedi. Avrupa’da nükleer santrallere dayanıklılık testi uygulanıyor. Kuveyt Başbakan yardımcısı Dr. Mohammad Al-Sabah elektrik üretmek amacıyla nükleer güce ve nükleer teknolojiye sahip olma isteklerinden vazgeçtiklerini açıkladı. Ayrıca nükleer imparatoru Fransa’nın Enerji Bakanı Eric Besson ilk kez nükleer enerjiyi tamamen devreden çıkartmayı gündeme getirdi.

 

 

 



Yorumlar
Yorum Ekle