Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

ESO Başkanı Savaş M. Özaydemir: Nükleer enerji tercih değil zorunluluk!


 

Türkiye’nin 2023 yılında hedeflediği 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilmesi için çok sayıda yeni tesis yatırımına ihtiyaç olduğuna, bu yatırımların da büyük çaplı yeni enerji yatırımlarını gündeme getireceğine dikkat çeken Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş M. Özaydemir, rüzgar ve güneş enerjisindeki verimliliğin düşük olması, HES yatırımlarının ise uzun ve yüksek maliyetli oluşu nedeniyle enerji üretiminde nükleer ve doğalgazın tek alternatif haline geldiğini söylüyor.

 

 

Mactercard Türkiye ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğiyle yapılan “Türkiye’nin Şehirleri Sürdürülebilirlik Araştırması” sonuçlarına göre sürdürülebilirlik, sosyal performans ve yaşam kalitesi alanlarında 81 il içinde birinci çıkan Eskişehir, Türkiye’nin ‘Parlayan Yıldızı’ olarak görülüyor. Coğrafik konumu, sosyal-kültürel ve ekonomik gelişmişliğinin yanı sıra enerji alanında özellikle kömür, linyit, hidroelektrik ve doğalgaz açısından üretim ve yeni yatırım potansiyeliyle de dikkatleri üzerine çeken Eskişehir, Organize Sanayi Bölgesi’nin elektrik ihtiyacını kendi üretimiyle karşılayan iller arasında yer alıyor. OSB’deki sanayi kuruluşlarının kesintisiz ve düzenli elektrik ihtiyacını karşılamak üzere 1998 yılında 60 MW kurula güce ve yıllık 420 milyon kWh elektrik üretim kapasitesine sahip olan doğalgaz enerji santralini kurduklarını anlatan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Savaş M. Özaydemir, 2010 yılında Türkiye’nin 451. sanayi kuruluşu olarak seçilen santral ile Eskişehir OSB’nin “En Yönlendirici Yatırımcı” ödülünü kazandığını söylüyor. Doğalgaz santralinde üretilen elektriği geçen yıldan beri %10 oranında piyasa fiyatlarının altında satarak, sanayiciye önemli bir mali destek sağladıklarını ve rekabet gücünü artırdıklarını aktaran Özaydemir, önümüzdeki süreçte şartlar müsaade ettiği ölçüde firmalara ucuz elektrik sağlanmayı sürdüreceklerini açıklıyor. Türkiye’de elektrik tüketiminin her yıl ortalama %7-8 oranında arttığına ve bu artış temposunun da yeni enerji kaynaklarının hızla devreye sokulmasını zorunlu hale getirdiğine işaret eden Özaydemir, bu kapsamda Türkiye’nin gündeminde bulunan nükleer enerji santrallerinin kurulmasının bir zorunluluk olarak ortaya çıktığını söylüyor.

 

ELEKTRİĞİN %77’Sİ HES’LERDEN KARŞILANIYOR

 

2020 yılında cirolarını 20 milyar dolara, ihracatlarını ise 5 milyar dolara çıkarmayı hedefleyen Eskişehirli sanayicilerin bugün Türkiye ekonomisindeki yeri ve toplam enerji tüketimi içerisindeki payı hakkında bilgi verir misiniz?

 

Üye firmalarımızın toplam sayısı 575 olup, bu firmalarda 43 bin kişi istihdam edilmektedir. Söz konusu firmaların 2010 yılı ciroları 6 milyar dolara, toplam ihracatları ise 1 milyar 700 milyon dolara ulaşmıştır. Türkiye’nin ihracatı içinde ileri teknoloji ürünlerinin ihracat oranı %3’ler düzeyinde iken, bu oran Eskişehir’de %20’lere ulaşmıştır. Bugün Eskişehir’in sanayi ihracatının %20’si havacılık sanayi ürünlerinden oluşmaktadır. Eskişehir enerji tüketimi konusunda, hem konut olarak hem de sanayi grubunda hızla büyüyen illerimizden biridir. 2002 yılında Eskişehir’de sanayinin toplam tüketimi 299 bin MWh iken 2009 yılında sanayinin tüketimi 795 bin MWh’a çıkmıştır. 8 yıllık bu dönemde sanayinin elektrik tüketimi %166 oranında artış göstermiştir. Aynı dönemde Eskişehir’in genel elektrik tüketimi 778 bin MWh’dan, 1 milyon 734 bin MWh’a çıkmış olup, artış oranı %123 olarak gerçekleşmiştir. 2009 yılı itibariyle de ilimizde kişi başına elektrik tüketimi 2 bin 297 kWh olup, Türkiye ortalaması olan 2 bin 162 kWh’dan daha yüksektir. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi özelinde duruma baktığımızda ise, bölgedeki sanayi kuruluşlarının toplam elektrik tüketimi 2002 yılında 295 milyon kWh iken bu rakam 2010 yılı sonunda 477 milyon Kwh’a çıkmıştır. 2010 yılında EOSB’deki elektrik tüketimi bir önceki yıla göre %12,5 oranında artış göstermiştir. Türkiye’de sanayide doğalgazı ilk kullanan bölge olan Eskişehir OSB’de doğalgaz tüketimi de hızla artmaktadır. 2010 yılında bölgemizdeki sanayi kuruluşların doğalgaz tüketimleri 193 milyon metreküpe ulaşmıştır. Eskişehir’deki elektrik üretiminin kaynakları bakımından dağılıma bakıldığında ise, 2009 yılı itibariyle il genelinde üretilen elektriğin %77’si hidroelektrik santrallerden, kalan %23’ü ise doğalgaz elektrik santralinden karşılanmaktadır.

 

Enerji maliyetleri, sanayicilerin giderler listesinde en üst sırada yer alan kalemlerden biri. Orta ve uzun vadede şahlanacak sanayi sektörünün enerji talebi de çoğalacak. Bu açından değerlendirdiğinizde sanayicileri nasıl bir tablo bekliyor?

Enerji maliyetlerindeki süre gelen artışlar, sanayimizin rekabet gücünü önemli oranda etkilemektedir. Dünya piyasalarında petrol fiyatlarındaki yükselmenin ardından yukarı aşağıya dalgalanmalar, Türkiye gibi enerji kaynakları yönünden diğer ülkelere bağımlı olan bir ülke için sanayimizin üretim maliyetlerini büyük oranda etkilemektedir. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılık oranı halen %73 düzeyinde olup, son 10 yılda Türkiye, elektrik tüketim artış oranları bakımından Çin’den sonra 2. sırada yer almaktadır. Ülkemizin 2023 ekonomik hedefleri doğrultusunda ve yıllık büyüme hızımızın önümüzdeki yıllarda %6-8 arasında sürmesi durumunda elektrik ve diğer tür enerji kaynağı ihtiyacımızın çok hızlı bir gelişme göstereceği açıktır. 2023 yılında hedeflenen 500 milyar dolarlık ihracata ulaşılabilmesi için sanayi alanında çok sayıda yeni tesise ve yatırıma ihtiyaç bulunmaktadır. Enerji verimliliği en üst boyutlara çıkartılsa bile, yeni kurulan her tesis, ihracat hedeflerinin tutturulmasının yanı sıra hızla büyüyen iç pazar talebinin karşılanabilmesi için büyük çaplı yeni enerji yatırımlarının yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarındaki yatırım ve üretim verimliliği optimum noktaya ulaşmadıkça, klasik enerji kaynaklarının kullanım ve tüketimi önümüzdeki yıllarda da önemini korumaya devam edecektir. Bu kapsamda enerji üretiminde Türkiye’nin petrol ve doğalgaz kullanımı daha da artacaktır. Bu durum da Türkiye için yeni enerji kaynaklarının hızla devreye sokulmasını zorunlu hale getirmektedir.

 

KAYIP-KAÇAK YÜKÜ SANAYİCİNİN ÜSTÜNDEN KALDIRILMALI

 

Sanayicinin kesintisiz ve kaliteli enerji talebini dikkate aldığınızda sizce nasıl bir enerji yatırım portföyü oluşturulmalıdır?

 

Türkiye’de yeni HES’ler kurulmakla birlikte, bu yatırımların uzun sürmesi ve maliyetlerinin yüksekliği, arz güvenliği açısından barajlardan elektrik üretimin doğa şartlarına bağlı olması ve mevcut kullanılabilir kapasitenin sonuna geliniyor olmasının yanı sıra, yenilebilir enerji kaynakları olan rüzgar ve güneş enerjisinde de verimliliğin düşük olması ve mevcut termik santrallerimizin yaşlanmakta oluşu, Türkiye’nin önünde iki seçenek bırakmaktadır; Doğalgaz ve nükleer santral. Enerji arzımızı güvence altına almak için nükleer enerji alanındaki yatırımlarımızı hızla tamamlayarak, bu alanda elde edeceğimiz bilgi birikimiyle birlikte, toryum gibi nükleer yakıt olarak kullanılacak ulusal kaynaklarımızın etkin bir şekilde işletilmesi konusunda devletimizin öncü rol oynayarak özel yatırımlarını teşvik etmesi gerekmektedir. Bunun yanında ülkemizde enerji üretiminde devlet gözetiminde, işletmeler arası tam rekabet ortamı tesis edilerek enerjinin ucuz arzı sağlanmalı, özellikle yıllardır kanayan bir yara olan elektrik dağıtımındaki kayıp-kaçak oranı dünya standartlarına indirilerek, enerji maliyetini dürüstçe ödeyen kişilerin ve işletmelerin üzerinden bu yük bir an önce kaldırılmalıdır.

 

‘SANAYİCİ VERİMLİLİĞE YÖNLENDİRİLİYOR’

Eskişehir bölgesindeki firmaların ağırlıklı olarak makine imalat ve metal eşya sanayiinde üretim yaptıklarını ve mümkün olduğu ölçüde otomasyon çözümlerini kullandıklarını belirten Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Savaş M. Özaydemir şunları aktarıyor: “İşletmelerde enerji verimliliği kapsamında Enerji Bakanlığımız tarafından açılan kursu bitirmiş olan yetişmiş uzman personelimiz bulunuyor. İşletmelere enerji verimliliği konusunda gerektiğinde danışmanlık hizmeti veriliyor ve yönlendirme çalışmaları yapılıyor. Bunun yanı sıra ilimizde enerjiyi yoğun olarak kullanan taş ve toprağa dayalı sanayiler olan seramik, cam, kiremit ve tuğla üretimindeki firmalar da üretimlerinde enerjiyi verimli kullanma konusunda kendi bünyelerinde çalışmalar yaparak üretim ve enerji maliyetlerini azaltmak için gayret gösteriyorlar.”

 



Yorumlar
Yorum Ekle