Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Enerjide startı hızlı alan Boydak’ın gözü devler liginde



 

Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarından biri olan Boydak Holding, kısa bir süre önce adım attığı enerji sektöründe ardı ardına gerçekleştirdiği atılımlarla büyüme çıtasını yükseltiyor. Ataç Şirketler Grubu bünyesinde bulunan Nisan Enerji’nin yüzde 50’sini satın alarak kurduğu Boydak Enerji şirketiyle enerji sektörüne adım atan, hemen ardından da HES alanında faaliyet gösteren Muradiye Elektrik Üretim A.Ş.’nin de yüzde 70 hissesini satın alan Boydak, devreye aldığı ve alacağı yeni HES yatırımlarıyla 2012 yılında 189 MW’lik kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. Hidroelektriğin yanında rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle projeleri ile de ilgilendiklerini belirten Boydak Enerji Genel Müdürü Gültekin Eranıl, yakın zamanda Trakya bölgesinde yer alan 45 MW’lık Çanta RES projesini portföylerine katarak bu konuda ilk adımı atacaklarını söylüyor. Eranıl, ilk 5 yıllık hedeflerini ise, enerji piyasasında önemli bir oyuncu olmak, 1000 MW’lık serbest piyasa şartlarına uyumlu esnek bir portföy oluşturmak ve en uygun şartlarla elektrik enerjisi üretimi ve satışı yapan bir enerji şirketi haline gelmek şeklinde açıklıyor.

 

2012’DE 189 MW GÜCE ULAŞACAK

 

Boydak Enerji’nin hidroelektrik enerji alanındaki mevcut yatırımları ve projelerine ilişkin bilgi vererek bu alandaki hedeflerinizden söz eder misiniz?

 

HES konusunda yatırımlarımız başladığımız günkü heyecanımızla ve hızla devam ediyor.  42,25 MW Umut, 24,69 MW Yaprak, 6,85 MW Başak ve 42 MW Ayrancılar hidroelektrik santrallerimiz kısmen devreye girmiş durumda. Diğer HES santrallerimizin inşaatları zaman planına ve bütçesine uygun şekilde devam ediyor ve 2012 yılında şimdilik 189 MW olan HES projelerimizin tamamını devreye almış olacağız. Boydak Grubu olarak topluma ve çevreye karşı duyarlı bir yapımız var, dolayısı ile bundan sonraki HES projelerinde uzman ekiplerimizin, danışmanlarımızın ve bu konuda bağımsız uzmanların görüşleri çerçevesinde, yerel ve uluslararası platformda “Çevresel Etki” değerlendirmesi uygun bulunmuş, halkımız tarafından desteklenen, topluma değer katan HES projelerini hayata geçirmek istiyoruz. 1000 MW’lık portföy hedefimiz var ve bunun bir bölümünü HES projeleriyle gerçekleştirme hedefindeyiz. Ancak tabi ki HES’lerin bu hedefimiz içindeki payını halkımızın bu konudaki desteği belirleyecektir. 

 

Boydak Enerji’nin orta ve uzun vadeli planlarında hangi başlıkla yer alıyor? HES ağırlıklı portföyünüzü farklı projelerle çeşitlendirmeyi düşünüyor musunuz?

 

Enerji sektöründe piyasada büyük oyuncu olmak, dengeli ve rekabetçi bir portföye sahip olmak çok önemli, dolayısı ile planlarımızı Türkiye’nin 10-15 yıl sonraki enerji talebi nasıl olacak, ortaya çıkabilecek alternatif senaryolara cevap verecek nasıl esnek bir enerji üretim portföyü oluşturabiliriz yaklaşımı ile yapıyoruz. Türkiye’nin dış ticaret açığının önemli bir bölümü, enerji için her yıl ödenen milyarlarca dolardan kaynaklanıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızın en verimli şekilde kullanılması ve ülke ekonomisine kazandırılması bir fırsat olmakla birlikte toplumsal bir görev olarak algılıyoruz. Bu doğrultuda rüzgar, güneş, jeotermal, biokütle projeleri ile de ilgileniyoruz.

 

GERÇEK YATIRIMCILAR ÖNE ÇIKACAK

 

Türkiye’nin başta hidroelektrik olmak üzere yenilenebilir enerji alanındaki potansiyelini ve bu alandaki yatırımların bugününü ve geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Türkiye Amerika ve Avrupa ülkelerine göre HES potansiyelini tam olarak değerlendiremeyen bir ülke konumunda. Ancak burada uygulamalara çok dikkat etmek gerekiyor, yanlış uygulamalar ve çevreye verilen zararlar nedeniyle aslında bu temiz ve yenilebilir enerji kaynaklarımızı verimsiz ve gelen sosyal tepkiler nedeniyle kullanamaz duruma gelebiliriz. Bunun önüne geçmek için hem toplumumuzun, hem de yatırımcılarımızın çok iyi bilinçlendirilmesi gerekiyor. Enerjisiz yaşayamayacağımıza göre enerjimizi bir şekilde üreteceğiz. Hangi projenin nasıl uygulanacağının ve işletileceğinin, halkımızın neye neden karşı olduğunun veya desteklediğinin tüm yönleri ile biliniyor olmasını sağlamalıyız. Önümüzdeki dönemde teknik ve finansal yapısı güçlü, gerçek enerji yatırımcılarının daha ön plana çıkacağını, kısa vadede bu ivmelenme yavaş olsa da, uzun vadede yatırımların hızlanarak artacağını düşünüyoruz.     

 

Yenilenebilir Enerji Kanunu’nun bu alandaki yatırımlara nasıl yansıyacağını düşünüyorsunuz?

 

Yenilenebilir Enerji Kanunu’nun tüm sektörümüz için hayırlı olmasını diliyoruz. Yasanın hem maddi hem de idari açıdan yatırımcıların önünü açmıştır. Bu konuda önemli adımların atılmış olduğunu, HES dahil, jeotermal, güneş ve biyokütle projelerinin önünün açılmış olduğunu görüyoruz. Bunun enerji piyasası üzerinde olumlu gelişmeler yaratacağını, her ne kadar son dönemde yağışlar düşük, hidroelektrik santral üretimlerinin yüksek olmasından dolayı elektrik fiyatları düşmüş olsa da yatırımcıları teşvik edeceğini ve enerji projelerine karşı olan talebin devam edeceğini düşünüyoruz.

 

 

YATIRIMLAR İÇİN SİSTEM YALINLAŞTIRILMALI

 

Türkiye’de enerji yatırımlarında izin ve onay prosedürlerinin belli bir düzene girse de hala onlarca kurum ve kuruluşun onayının alınması gerektiğine dikkat çeken Boydak Enerji Genel Müdürü Gültekin Eranıl, bu sürecin daha yalın bir hale getirilmesi gerektiğini düşünüyor. Eranıl, “ÇED belgesinde olduğu gibi lisans verilecek projelerin tüm idari görüş ve izinleri alınıp sorunlarının çözülmesinden sonra lisanslarının verilmesi ve bütün bu sürecin resmi görüş ve onay ayağında tek bir masa ve kurum olması irili ufaklı pek çok enerji yatırımcısının hayali olarak görünüyor. Yalınlaşan ve tek bir merkezden yürütülen süreçler ile yatırımcıların çok daha güvenli ve rahat bir şekilde yatırımlarının teknik ve mali taraflarına yoğunlaşabileceklerini düşünüyoruz” diyor. HES’lere karşı oluşan sosyal tepkilerin, yenilenebilir enerji santral projelerinin önünde ciddi bir engel oluşturduğuna dikkat çeken Eranıl, şunları aktarıyor: “Burada hem yatırımcılarımızın, hem de halkımızın çok iyi bir şekilde bilinçlendirilmesi son derece önemli. Çevreyi olumsuz etkileyen projenin kendisi mi? Yoksa projenin inşaatı sürecinde yapılan yanlış uygulamalar mı? Çevre düzenlemesi yapılmadan bırakılan alanlar mı? Asıl tepki neye karşı oluşuyor? Türkiye’de çevreyle barışık projeler geliştirmenin, projenin hayata geçirilmesi sürecinde çevreye zarar verilmesinin önünü geçmenin ve inşaat sonrası çevre düzenlemesi yapılmasının yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının, özellikle de HES projelerinin geleceği için çok önemli olduğunu düşünüyoruz.”



Yorumlar
Yorum Ekle