Yıl 2023. Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yılı.
Yıldönümlerini, 'özel' günleri çok seven bir ülke olarak, 2023 yılı
hedeflerimizi 10 yıl önce koymaya başlamıştık bile. Çünkü o zaman da 'yeni
milenyum'u idrak ediyorduk ve bir şey yapmalıydık… Milenyum coşkusuyla
birlikte, üretimde, ihracatta ve tabii enerjide de hedefler koyduk. Bu hedefler
ulaşılabilir mi hep birlikte göreceğiz. Hedefi olmak ve bu hedef doğrultusunda
çalışmak gerçekten önemli ve anlamlı bir şey. En önemli ayağını yerli ve
yenilenebilir enerji kaynaklarının oluşturduğu 2010-2014 Stratejik Planı, bu
anlamda çok büyük önem taşıyor. Çünkü hedefler daha somut, daha ölçülebilir,
daha gerçekçi. Şimdi size Plan'dan ve Bakan Taner Yıldız'ın kendi sözlerinden
birkaç rakam vereceğim: “Yapımına başlanan 5 bin megavatlık HES'ler 2013 sonuna
kadar tamamlanacak. 77 MW olan jeotermal gücü 2015'e kadar 300 MW'ye
çıkarılacak. 800 MW olan RES kurulu gücü 2015'e kadar 10.000 MW'ye çıkarılacak.
Yenilenebilir enerjilerin toplam elektrik enerjisi üretimi içindeki payının ise
2023'e kadar en az %30 olmasını hedefliyoruz...” 'Güneş'i Gördünüz mü? Bu
soruyu, göreve geldiğinden beri “Bu konuda herhangi bir geri duruş bize
yakışmaz” diyen Sayın Taner Yıldız'a soranlar da var! Stratejik Plan'da sadece,
“Güneş enerjisinden ticari nitelikte elektrik enerjisi üretimine 2010 yılı
içerisinde başlanılması sağlanacaktır” ibaresine yer veriliyor. Güneş enerjisi
yatırımcıları bu durumu, güneş enerjisinin Bakanlık tarafından önemsenmiyor
veya öncelik verilmiyor olmasından değil, ayrı bir planda ele alınacağını
umuyor, bizler de öyle…