Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Enerjide Hedef

Tüm dünya için olduğu gibi, ülkemiz için de büyük önem taşıyan enerji konusunda, değişik düzeylerde ve makamlarda, birçok çalışmalar yapılmakta, planlar, programlar hazırlanmakta, çok sayıda toplantı ve konferanslar düzenlenmekte ve sayısız öneriler geliştirilmektedir. Bu bağlamda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da 2010-2014 dönemini kapsayan 'Stratejik Plânı'nı hazırladı. Bu Stratejik Plan çerçevesinde, Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılına kadar tüm yerli kömür ve hidrolik potansiyelimizin ekonomimize kazandırılması, rüzgâr enerjisi kurulu gücümüzün 20 bin MW, jeotermal enerji kurulu gücümüzün 600 MW düzeyine ulaştırılması ve ayrıca, elektrik enerjisi üretimimizin yüzde 5'inin nükleer enerjiden sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca, enerji kaynaklarının tüm tüketicilere yeterli, kaliteli, düşük maliyetli, güvenli ve çevre konusundaki duyarlılıklar dikkate alınarak sunulmasının temel amaç olduğu da vurgulandı. İşlerin rekabetçi bir piyasa anlayışı ile yapılacağı da açıklamalarda yer aldı. Bu hedeflerin ve onlara yönelik çalışmaların başarıya ulaşmasını dilemek hepimiz için bir görevdir. Ancak, bu konuda ülkemizin temel sorunlarına, bir kez daha dikkatle bakmakta fayda vardır. Enerji sektöründe Türkiye'mizin temel sorunları arasında üç tanesi şöyle belirtilebilir: n % 73-75 oranlarında dışa bağımlılık, n Birincil enerji talebinin yıllık ortalama artış oranı yüzde 5, n Elektrik enerjisi talebinin yıllık ortalama artış oranı 7- 8, Dışa bağımlılığın parasal ifadesi olarak yılda yaklaşık 35 milyar dolardan söz etmek yanlış olmayacaktır. 130 milyar dolarlık bir ihracat yapma gayreti içinde olan ülkemizin, 35 milyar doları dışarıya ödemesinin olumsuzluğunun yanında, enerji gibi stratejik olan bir konuda bu denli bağımlı olan bir ülkenin, dış ve iç politikasını ne ölçüde özgürce uygulayabileceğini sorgulamak gerekmektedir. Ayrıca, yıllık ortalama elektrik enerjisi talep artışını karşılamak için mevcut kurulu güç olan 45 bin megavatın, önümüzdeki on yıl içinde iki katına, yani 90 bin MW düzeyine çıkarılması zorunlu görülmektedir. Bunun için gerekli finansman kaynağının nasıl bulunacağı da ayrı bir konudur. Hangi hedef belirlenirse belirlensin, hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, ana derdimiz olan enerjide pahalılık sorunu çözümlenmeli, halkımıza ucuz elektrik ve ucuz akaryakıt kullanma olanağı bir an önce sağlanmalıdır. Bu sonucu sağlamayan hiç bir yöntem ve politika, uygarlık hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için yardımcı olmayacak, halkımızdan destek bulmayacaktır. Hepimiz bu bilinçle çalışmalıyız.  



Yorumlar
Yorum Ekle